Göz kapaklarının ağırlaşması için her yolu denemişti… Tüm ışıkları kapatmak, radyo açmak, radyo kapatmak, ritmik nefes alıp vermek, kafayı yastığa gömmek… Yok! Herhalde yapısal, uykusu kaçtı mı tam kaçıyordu. Saat sabahın 3’üne yaklaşıyor ve yarın sabah işe gitmek için 7’de kalkması gerekiyordu. Yatakta zorlama bir iki dönüş sonrası kalkıp mutfağa yöneldi. Tereyağına kırdığı iki yumurtanın üzerine bolca peynir ufaladı. Aç mıydı? Hayır. Belki bir şeyler tıkınırsa kendini biraz daha mutlu hisseder, uyuyabilirdi. Zaten bu kiloları da sırf kendini oyalarken almıştı…
