kritik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kritik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ağustos 2013 Cuma

gaipten sohbetler #1...


Bir düşünsene Saki, şu anda kim bilir kaç kişi karısına ya da kocasına bakıp, iç geçirerek “Nasıl oldu da bu hale geldik? Bu kadın / bu adam, benim bir zamanlar uğruna hayallerimden vazgeçtiğim kişi mi gerçekten? Nerede yanlış yaptım? ” diye düşünüyordur acaba…
Ilımış birasından büyükçe bir yudum alan Saki, baygın gözlerini Melun’a devirip, ‘Oğlum hastasın sen.’ dedi, ‘Normal olsan, “acaba şu anda kaç kişi sevişiyordur?” diye düşünürdün…

14 Mayıs 2013 Salı

ağlamıyorum, gözüme bişey kaçtı...



Güçlerin birbirleriyle orantılandığı demokrasi süreçlerinden geçiyoruz şu günler…  Sevimsiz matematik hocamın oldukça bayağı kesirler konusunu müteakip ders sonlarına sıkıştırdığı oran orantı anlatımında mı, televizyona çıkıp beti benzinde dalgalanma olmadan konuşanların orantı anlayışında mı bir sıkıntı var bilemeyiz elbet…

10 Ocak 2013 Perşembe

mayonez var mı Ümit?...



Naaber abi?’ dedi.
İyi olmasam ve durumunu pek merak etmesem de ‘İyidir Ümit, senden naaber?’ refleksiyle göğsümde yumuşattım durumu... İyidir derken, sanki dışarıdan kendi durumumla ilgili bir tahminde bulunuyor gibiydim, ‘İyiyimdir herhalde’ der gibi baktım.
Öncesinde cevabını verdiğime göre sorusuna soru ile karşılık vermiş olmadım değil mi?’ diye düşünürken bu kez ne cevap verdiğini kaçırdım. Son günlerde dikkatimi toplayamıyordum.

4 Aralık 2012 Salı

muhafazakarlaştıramadıklarımızdan mısınız?..


İrtica tehlikesi ya da dinin elden gitmesi kaygısı, siyaseten kaşımaya çok açık meseleler olarak tarih boyu önümüze ısıtıla ısıtıla sunulmuştur. Ne yazık ki, siyasi mecralarda, muhafazakarlar yeniliğe, çağdaş yaşama kapalı ucubeler, çağdaş yaşamı benimsemiş insanlar, dinsiz, halktan kopmuş, örfüne adetine ihanet eden bir grup ahlak yoksunu olarak tanımlanmıştır...

22 Kasım 2012 Perşembe

tipitip...


...Tuvaca, dünyadaki pek çok küçük dilden biri. Yedi milyarlık dünya nüfusunu oluşturan insanlar, 7 bin civarında dil konuşuyorlar. Rusya’daki Tuva dilini konuşanların sayısı ise yalnızca 235 bin.
Tuvalılar, geçmişin önlerinde uzandığına, geleceğin arkalarında kaldığına inanıyorlar. Onlar için ‘gelecek’, ‘geri gitmek’ anlamını taşırken, ‘geçmiş’, ‘ileri gitmek’ anlamını taşıyor.
Songgaar: Geri gitmek, Gelecek
Burungaar: İleri gitmek, Geçmiş...

8 Ağustos 2012 Çarşamba

hes’tasıyım şu nükleerin falan...


Bu uzun ve sıkıcı yazının çıkış noktası çok basit aslında: Devlet büyüklerimin sözünü dinledim yine…

3 Ağustos 2012 Cuma

avm treni: müsait bir yerde sıkıştım…


'Move your sexy body’ çalıyordu bangır bangır… Tekin Bilir, sıkı geçtiği AVM treninin içinde seksi vücudunu hareket ettirmek bir yana, burnunu bile kaşıyamaz durumdaydı. İçinde bulunduğu her ironik durumda yaptığı gibi yine tıslayarak hafifçe gülümsedi.

1 Ağustos 2012 Çarşamba

kişisel olarak gelişime karşıyım....


Her şey, sizin elinizde!’ diye haykırdığında sıçradım, ve istemsiz bir şekilde elimdeki ‘her şey’ e, sıkıntıdan ritmik olarak çevirip durduğum tükenmez kaleme kısa bir bakış fırlattım.. Uzunca bir süredir elimdeki ‘her şey’ ile not almak hevesiyle açtığım bu kalbim kadar temiz, beynim kadar boş sayfaya anlamsız şekiller çizmekteydim. Söylenen hemen hiçbir şeyi dinlememiş, çok çok uzaklara gitmiştim. Beni kendime getiren işte bu haykırış oldu… Her şey benim elimdeydi…

2 Temmuz 2012 Pazartesi

mutluluğun resmini kaça satarsın?



Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?’ diye sordu üstat, eşi Vera Tulyakova’ya ithafen yazdığı ünlü ‘Saman Sarısı’ şiirinde…
Abidin duraksadı..

7 Haziran 2012 Perşembe

jetgiller'i dava ediyorum...



Jetgiller Çamlıca sırtlarında
Hatırlıyor olmamız acı olsa da, Jetgiller diye bir çizgi film vardı. Sakın yanlış anlamayın, bir de ben, ‘ah o 80’lerde çocuk olmak’, ‘vah o 90’larda adolesan olmak’ gibi tırı vırılarla midenizi bulandırmayacağım. Tamam iyi hoş, geçmişi hatırladık, o yıllar ne güzeldi dedik de kardeşim herhalde bu konuda yazı yazmayan, geçmişimizin üzerinden geçmeyen kalmadı anasını satiim.

1 Haziran 2012 Cuma

bizim bizden büyük düşmanımız yok…



Hani diyoruz ya hep: ‘Bizim bizden başka dostumuz yok arkadaş!’ diye… Aslında hiç doğru gelmiyor, özellikle şimdilerde. Bu memleketin evlatları olarak, dünyada sevenimiz dostumuz olmadığı çok doğru. Ama bizim dostumuz biz de değiliz ne yazık ki… Bilakis, bizim bizden büyük düşmanımız yok…


17 Nisan 2012 Salı

analar babalar... sizde nasıl yürek var?...



Çocuk arifesi çevremde gözlemlediğim bazı detaylar bana daha da itici gelmeye başladı. Hassaslaşmanın ve aşırı tepkilerin, eşimden ziyade bende gözlemlenmesi ayrı bir yazı konusu zaten. Utanmasam aşericem.

29 Mart 2012 Perşembe

ileri demokraasi...



Hepimizin bildiği gibi demokrasi, hitap ettiği tüm bireylere (vatandaşlarına), organizasyonu (devleti) şekillendirmek adına eşit hak ve özgürlük sunan yönetim biçimidir. Genel algı, devlet yönetim biçimi olmasına rağmen, üniversiteler, işçi ve işveren organizasyonları ve bazı diğer sivil kurum ve kuruluşlar da ‘demokrasi’ ile yönetilir. Aslında demokrasinin tanımı da algısı kadar zordur. Belki anlamı en sık çarpıtılan, sömürülen, kötüye kullanılan, içi boşaltılan kelimedir demokrasi…

1 Mart 2012 Perşembe

arkayı dörtleyelim...


Ekümenopolis: 1967 yılında yunanlı şehir planlamacı Constantinos Doxiadis taraf ortaya atılan günümüzün kentleşme ve nüfus artışı hızları göz önüne alındığında gelecekte dünyadaki bütün kentleşmiş alanların ve megapollerin kuşaklar halinde birleşeceği ve tek bir şehir oluşturacağı fikrini temsil eden bir terimdir.

Bu arada konunun İstanbul’da yapılması planlanan üçüncü köprü beraberinde oluşacak kaosu ve çarpık kentleşme problemini inceleyen aynı başlıklı güzeller güzeli belgeseli için bkz:


21 Şubat 2012 Salı

uçmalı mı uçmamalı mı?


Tamam, zamandan tasarrufu, güvenilirliği ve sunduğu olanaklar ile neredeyse alternatifinin olmamasına saygı duyarım. Ancak eminim, uçak seyahatinden bu denli nefret eden bir tek ben değilimdir. Yani sonuçta yerden 9-10 bin metre yüksekte saate 700-800 km yol kat etmek elbette ki havacılık sektörünün bize sunduğu eşsiz bir nimet ancak kendini uçağa atmak için verdiğin çaba ve çektiğin eziyet, bu teknolojiyi kullanmanın verdiği memnuniyeti, sanki çoğu zaman bir sinir harbine çeviriyor…
 

17 Ocak 2012 Salı

pilates of the caribbean



‘Bir kiii üç dört - son kiii üçç dört…’

Şrakkk!!! Bir kırbaç şaklıyor domalık vaziyette tapındığımız spor salonu laminantlarında…

‘Şimdi sık karnı, ayaklar pilates veesi… Gözümüz göbeğimizde, götümüz aya bakıyor, sık karnını bekle…’

6 Ocak 2012 Cuma

kafası güzel zionya krallığı





Doğa üstü yeteneklere ya da mucizelere inanma güdüsü insanın yaradılışında var her halde. Hepimiz olağan dışı bir şeyler görmek için can atıyoruz. Sanırım hepimiz hayatın her gün yaşadığımız o sıkıcı döngünün ötesinde bir takım ilginç niteliklere sahip olabileceği gerçeğini görmek istiyoruz. Yalan da olsa aldanmak hoşumuza gidiyor. Yoksa niye Copperfield amcamızı 3 milyar dolar serveti cebe indirip Claudia Shiffer ablamızla gönül eğlendirecek kadar kalkındıralım ki?
 

4 Ocak 2012 Çarşamba

nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?



Kaçımızın paçayı ucuz kurtardık ölümcül bir olaydan? Ne bileyim bir araba kazasından sağ çıkmak, kanseri yenmek, kurşunun sıyırıp geçmesi gibi… Aksiyonu az, rutini bol hayatlarımızda türlü badireler atlatmıyoruz elbette. Hele ki vaktinin büyük çoğunluğunu bilgisayar başında oturmakla geçiren çoğunluk için en ciddi tehlikelerden birisi her halde boğaza kaçan kraker… Öyle demeyin böyle ölen devlet başkanları, sanatçılar var tarihte hafazanallah. Henry Heimlich boşuna mı manevra buldu sanıyorsunuz?
 

2 Ocak 2012 Pazartesi

140 karaktere sıkışmış hayatlar...


Neymiş efenim, günümüzün trendi, sosyal haberleşmenin devrimi twittermış! 140 karakterde zırvala bişiler diyorlar sana. E sen de harf sayısının azlığından ne yazsan göze batacağından kendini kasa kasa anlatmaya çalışıyorsun düşüncelerini...

yeni yıl holey!





Hep beraber kutlanacak yeni bir yıl için daha geri sayıma başlandı. Yeni yıla dostlarla, sevdiceklerle girebilenler çok şanslı...Evet, çok eğleneceğiz, çılgınlar gibi kutlayacağız ama neyi kutlayacağımızın da bilinçlenmek adına faydası olduğunu düşünüyorum: